Ana içeriğe atla

BEYNİN LOBLARI


Herkesin Lobuna Kimse Karışamaz

     "Beyin; 100 milyar ışık yılı genişliğinde evreni kaplayabilen,avcunuza alabileceğiniz 1,5 kilogramlık bir kütledir." demiş Narian Diamond. Cümle gerçekten de dehşet verici. "Koca organizmanın yöneticisi nasıl olur da sadece 1,5 kilogram olur?!" diyenleriniz olacaktır ki haklılar da. Daha önceki yazılarımızda bahsettiğimiz konuların kapıları hep beyne açıldı. Bundan sonra da öyle olacak. Çünkü mükemmel sinir ağları ve kusursuz mesaj alma yeteneği ile yalnızca 1,5 kilogram olan bu muazzam organ her senaryonun başrol oyuncusu olacak.

     Şu sıralar şehir dışı tatil sezonu olduğu için haydi hepimiz Marmaris’i düşünelim. Muazzam orman manzarası, ağaçlardan yayılan tatlı kokular, paraşütçülerin adrenalin dolu sesleri, tattığınız yemekler ve denizin ılık suyu...örneklerinde 5 duyumuzdan da bahsettim. "...orman manzarası..." dedim mesela. Görme duyumuz bize bunu sağladı. "...denizin ılık suyu..." derken hissetme duyumuzu misal verdim. Diğer duyguları örneklerden çekip çıkarmak zor olmasa gerek. Zira amacım YGS Türkçe formatı olan "Hangi duyu organımız kullanmamıştır?" soru tarzına dikkat çekmek değil. Dikkat çekmek istediğim şey başka benim.

     "Göz görmez, beyin görür; kulak işitmez, beyin işitir." desem çoğunuza garip gelecektir eminim. Ama aslında hiç de garip değil. Çünkü herbir duyunun beyinde işleme alınan merkezleri var ve tüm bu merkezlerde kendine has. Örneğin kulak sağlığı iyi olan bir bireyin, beyne işitmeyi sağlayacak verileri taşıyan korti organı-işitme sinirleri burada barınır- zarar gördüğü takdirde kişi işitemez. Ya da gözde görme duyu sinirleri zarar gören kişi göremez. Örneklerin hepsinin içinde sinir kelimesi geçiyor. Yani her türlü olay sinirler aracıyla beyne gidiyor ve iletiler burada anlam kazanıyor. Peki beynin loblarının buradaki görev ve sorumlulukları neler? Acaba herbir değerlendirme bölgesi loblara göre değişiklik mi gösteriyor? Gelin beraber inceleyelim.

FRONTAL LOB:
     Burada broca merkezi (konuşma merkezi) bulunur. Planlı, akılcı ve pratik konuşma işlerini yürütür. Ayrıca burası kişilik merkezidir.

PARİETAL LOB:
     Burası duyu organlarının kontrolü görevini üstlenir. Okuma-yazma, sembol\şekillerde sağ-sol ayrımını yapma olaylarında bu lob öne çıkar. Burada oluşacak hasar alzehimer hastalığının habercisi demektir.

TEMPORAL LOB:
     Birincil işitme merkezidir. Yani işitilen ses buraya alınır ve duyma gerçekleşir. Ayrıca bu bölge ikincil konuşma merkezidir. Konuşanların anlamlı olması burada sağlanır.

OCCİPİTAL LOB:
     Birincil ve ikincil görme merkezidir. Görünen cisimler burada birleşir ve anlam kazanır. 

SEREBELLUM LOBU:
     Kas hareketlerden sorumlu lobdur. Burada amaç kol ve bacakların uyumlu çalışmasını sağlamaktır.
 
    BİR ŞEYİ GERÇEKTEN BİLMEK;ONU ANLATMAKLA OLUR : )

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

LİMBİK SİSTEM

       Duygularım Düşüncelerime  Emanet                       Gerçeği söylemek gerekirse isim bir hayli garip.Beyin ile ilgili çoğu şey bana göre oldukça ilginçken bu sistemi ele almak da heyecan verici.O kadar komplike yapılar içeren labirent beyinde limbik sistemi ele almamdaki sebep içerisinde birçok önemli yapıyı barındırması.Bu yapılardan en önemlileri hipokampüs,amigdala ,hipotalamus.Bu yapıların işlevlerine döneceğim fakat bundan önce sisteme genel bakış atmak gerektiğine inanıyorum.       Limbik sistem ön beyin ve beyin sapı arasında yer alır.Duygu kontrol mekanizmasını bulundurur.Düşünceler limbik sistemde filtre edilir ve duygular ortaya çıkar.’’Pirincin taşını ayıklamak’’ kavramına benzer aslında.Yediğimiz pilavdan taş çıkması ne kadar bizim elimizdeyse;düşüncelerimizin reaksiyonu sonucu ortaya çıkan duygular da limbik sistemin elindedir.Olaylara bakış açımız ne den...

OBSESİF-KOMPULSİF BOZUKLUK

  Takıntı Mı Hastalığı?      Herkesin kendine göre takıntıları vardır. "Yok ya takıntı kim ben kim?!" diyenleriniz olacaktır. Saygı duyuyorum fakat katılmıyorum 😂 Örneğin ben telefonumun şarjı %100 olmadan şarj kablosunu çıkarmam. Saçımı 6 ayda bir kestiririm. Takip ettiğim dergi (OT) elime geçtiğinde hemen okumam, yaklaşık bir gün beklerim. Bunları neden yapıyorum bilmiyorum ama yapmazsam sanki Mikrobiyoloji notum C3'müş gibi günü tamamlarım. Bu arada amacım "Adını Feriha Koydum: Berfin'in Yolu" tarzında bir akım başlatıp hayat hikayemi anlatmak değil. Örnekleme yapmayı seviyorum ve okuyucuyu yazıda tuttuğuna inanıyorum. Sıkılanlar için haydi konuya bir göz atalım.       Hastalığın temelinde kendini ve düşüncelerini kontrol edememe yatar. Kişi kendini aklına koyduğu şeyi yapmakta zorunlu hisseder. Bu durum haliyle günlük işleyişi kısıtlar nitelikdedir. Eğer ki davranış/ ritüel/ alışkanlık yapılmazsa kişiyi korku sarar ve bunalım hali görülür...