Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Eylül, 2017 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

ANKSİYETE

                                                            Kaygı           Hayatta hepimiz farklı konular için endişe duyarız. Kimi maaşını idareli kullanma peşindedir, kimi sınıfta kalmaktan korkar, kiminin rüyalarına direksiyon sınavından kaldığı korkunç kabuslar musallat olur (bakınız ben)… Örnekleri çoğaltmak elbette ki mümkün. Mühim olan herkese farklı şekillerde yorumlanan bu telaşın yerini "Kaygı" ya bırakmamak. Çünkü yapabilirliğin zehri kaygıdır ve kaygının aslına bizim olanı yine bize kaybettirmesi çoğu zaman muhtemeldir.      Anksiyete; telaş duyulan durum/olay sonrası da bu duyunun yaşam kalitesini bozacak derecede devam etmesi halidir.  Telaşlı olmayın demiyorum.Zaten telaş bence kişinin durumu ne kadar ciddiye aldığının bir göstergesidir. Burada ayarlanması gereken...

PROSOPAGNOSIA

                                      Yüz Körlüğü          Düşün ki üniversitenin 2. yılı yeni başlamış senin için. İlk gün heyecanı da dorukta. Kendini en güzel/yakışıklı bulduğun elbiselerin üzerinde. Fakülte binası sana sırıtarak bakıyor. Her şey normal,hava da şahane. Amfiye giriyorsun ve belki de hayatının şokunu yaşıyorsun. Gördüğün yüzlerin hiçbiri tanıdık değil. "Acaba yanlış dersliğe mi geldim ya ben?" sorusu aklına geldiğimde arkadan biri sana sesleniyor. Yüzünü görmesen de sesinden en yakın arkadaşın olduğunu anlıyorsun. Kendim için söyleyeyim en yakın arkadaşım İrem. (Konu tabii ki sosyal çevrem değil ama somutlamayı kendimden yapmayı uygun buldum) İrem'in sesini duyuyorum ve sarılmak için arkama dönüyorum. O da ne! İrem'i beklediğim yüz İrem'e ait değil. Ben olsam karşımdakini sarsar "Ne yaptın kankime? Kimsin ya sen? Huuopp!" diye bas bas bağırdım. Bel...

NOMOFOBİ

Ben Sende Tutuklu Kaldım         Artık cep telefonları hayatımızın her yerinde. Hatta telefonun şarjı bittiği zaman "şarjım bitti" diyoruz. Sanki cep telefonu = biz denklemi geçerliymiş gibi. Telefonla gününü öldüren de var, onu hakkıyla  kullanan da. Ben bu iki grubun ortasında olduğumu düşünüyorum. Yaz tatillerinde 1. gruba kaydığım doğru ama olacak o kadar.😂       Her ne kadar fobinin Türkçesi "cep telefondan mahrum kalma korkusu" olsa da ben bu duruma "ben sende tutuklu kaldım sendromu”diyorum. Düşünsenize cep telefonunu yanına almayan kişi kendini korku dolu ve savunmasız hissediyor. Kendilerince haklı yanları da yok değil. O Instagram'a girilip konum paylaşılacak, Snapchat'teki köpek efekti sokaktaki kediye kadar uygulanacak, Twitter'da filozofları aratmayan paylaşımlar yapılacak, Facebook'ta akrabaların gözüne girmek için bilmiş bilmiş gönderiler yayınlanacak... Bunların hepsi çok mühim olaylar, tek bir saniye bile ihmal ...