Ana içeriğe atla

ANOREKSİYA NERVOZA

     

                 

                    BİR DEĞİŞİK HASTALIK

                        

    
      Psikososyal (birbirini sürekli etkileyen psikolojik ve sosyal etkilerin bütünü) bir hastalıktır. Bu hastalıkta kendini zorla aç bırakma ve yiyeceklere tahammülsüzlük ön plandadır. Kişi toplumun tabiriyle ''bir deri bir kemik'' görünümündedir. Bu tabir kişinin kalbini kırmaz;aksine neşesine neşe katar.
  
     Aslında hastalık boşuna psikososyal bir hastalık değildir. Psikolojik nedenler arasında sürekli kilolarını düşünme,diyetleri hayatının merkezine alma,depresyon hallerinde bunu uğraş olarak düşünme ve sinirlilik halleri sayılabilir. Sosyal nedenler olarak da toplumda narin ve zayıf görünümün revaçta olması,sosyal çevrede yer edinebilme arayışları,kontrollü olma ihtiyacı ve mükemmelliğe ancak zayıf bir vücuda sahip olarak ulaşılacağı algısı örnek olarak verilebilir. 

     Anoreksiya Nervoza adölesan dönemde kızlarda erkeklerden çok daha fazla görülür. Fakat son zamanlarda yapılan çalışmalar gösteriyor ki aradaki bu fark giderek kapanıyor,erkekler de kadınlar kadar ince bir vücuda sahip olmak için tıpkı kadınlar kadar çok uğraş veriyor. 

     Bu hastalıkta kişi ne kadar zayıflarsa zayıflasın hep daha çok zayıflamak isteyip diyetlerine daha sıkı sarılmaktadır. Kişi sürekli egzersiz yapar ancak yorulduğunu hiçbir zaman kabullenmez. 

     Anoreksiya Nervoza hastalığı yalnızca ''yemek yemede bozukluk'' olarak ele alınmamalı;işin psikolojik boyutu asla unutulmamalıdır. Kişi yemek yemesi konusunda desteklenmeli ve düzenli beslenme programına yer verilmelidir. 

      BİR ŞEYİ GERÇEKTEN BİLMEK;ONU ANLATMAKLA OLUR :)

Yorumlar

  1. Tebrikler, ilk yazı için gayet başarılı ☺

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim çok değerli bir yorum :)))

      Sil
  2. Genç hemşire hanım; bilim adına verdiğin emeklerin devamını bekliyoruz.

    YanıtlaSil
  3. elbette devamı gelecek değerli editörüm :)

    YanıtlaSil
  4. Bize çok sevdiğin değerli mesleğin ve sağlıkla ilgili vermiş olduğun ve vereceğin her aydınlatıcı güzel yazı için çok teşekkürler ❤️Devamını merakla bekliyoruz ��

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. tüm hayatım mesleğime feda olsun ve teiekkür ederimm :)

      Sil
  5. Açıklayıcı,sade,güzel bir yazı olmuş, kalemine sağlık

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

LİMBİK SİSTEM

       Duygularım Düşüncelerime  Emanet                       Gerçeği söylemek gerekirse isim bir hayli garip.Beyin ile ilgili çoğu şey bana göre oldukça ilginçken bu sistemi ele almak da heyecan verici.O kadar komplike yapılar içeren labirent beyinde limbik sistemi ele almamdaki sebep içerisinde birçok önemli yapıyı barındırması.Bu yapılardan en önemlileri hipokampüs,amigdala ,hipotalamus.Bu yapıların işlevlerine döneceğim fakat bundan önce sisteme genel bakış atmak gerektiğine inanıyorum.       Limbik sistem ön beyin ve beyin sapı arasında yer alır.Duygu kontrol mekanizmasını bulundurur.Düşünceler limbik sistemde filtre edilir ve duygular ortaya çıkar.’’Pirincin taşını ayıklamak’’ kavramına benzer aslında.Yediğimiz pilavdan taş çıkması ne kadar bizim elimizdeyse;düşüncelerimizin reaksiyonu sonucu ortaya çıkan duygular da limbik sistemin elindedir.Olaylara bakış açımız ne den...

BEYNİN LOBLARI

Herkesin Lobuna Kimse Karışamaz       "Beyin; 100 milyar ışık yılı genişliğinde evreni kaplayabilen,avcunuza alabileceğiniz 1,5 kilogramlık bir kütledir." demiş Narian Diamond. Cümle gerçekten de dehşet verici. "Koca organizmanın yöneticisi nasıl olur da sadece 1,5 kilogram olur?!" diyenleriniz olacaktır ki haklılar da. Daha önceki yazılarımızda bahsettiğimiz konuların kapıları hep beyne açıldı. Bundan sonra da öyle olacak. Çünkü mükemmel sinir ağları ve kusursuz mesaj alma yeteneği ile yalnızca 1,5 kilogram olan bu muazzam organ her senaryonun başrol oyuncusu olacak.      Şu sıralar şehir dışı tatil sezonu olduğu için haydi hepimiz Marmaris’i düşünelim. Muazzam orman manzarası, ağaçlardan yayılan tatlı kokular, paraşütçülerin adrenalin dolu sesleri, tattığınız yemekler ve denizin ılık suyu...örneklerinde 5 duyumuzdan da bahsettim. "...orman manzarası..." dedim mesela. Görme duyumuz bize bunu sağladı. "...denizin ılık suyu..." derken hissetm...

OBSESİF-KOMPULSİF BOZUKLUK

  Takıntı Mı Hastalığı?      Herkesin kendine göre takıntıları vardır. "Yok ya takıntı kim ben kim?!" diyenleriniz olacaktır. Saygı duyuyorum fakat katılmıyorum 😂 Örneğin ben telefonumun şarjı %100 olmadan şarj kablosunu çıkarmam. Saçımı 6 ayda bir kestiririm. Takip ettiğim dergi (OT) elime geçtiğinde hemen okumam, yaklaşık bir gün beklerim. Bunları neden yapıyorum bilmiyorum ama yapmazsam sanki Mikrobiyoloji notum C3'müş gibi günü tamamlarım. Bu arada amacım "Adını Feriha Koydum: Berfin'in Yolu" tarzında bir akım başlatıp hayat hikayemi anlatmak değil. Örnekleme yapmayı seviyorum ve okuyucuyu yazıda tuttuğuna inanıyorum. Sıkılanlar için haydi konuya bir göz atalım.       Hastalığın temelinde kendini ve düşüncelerini kontrol edememe yatar. Kişi kendini aklına koyduğu şeyi yapmakta zorunlu hisseder. Bu durum haliyle günlük işleyişi kısıtlar nitelikdedir. Eğer ki davranış/ ritüel/ alışkanlık yapılmazsa kişiyi korku sarar ve bunalım hali görülür...