Ana içeriğe atla

NÜKLEUS AKKUMBENS

Mutluyum, Mutlusun, Mutlu 

     Mutluluk nedir? Neden herkes farklı şeylerden mutlu olur? Mutluluk etkenleri nasıl algılanır ve vücut buna nasıl tepki verir? Tüm bu sorular yazıda cevabını bulacak. Bilimsel nedeninden önce gelin ısınma turu yapalım ve edebi bakış açılarına bakalım.

      "Unutmayın mutluluk sizin kim olduğunuzu ve nelerinizin olduğu ile ilgili değildir, o tamamen ne düşündüğünüzle ilgilidir." demiş Dale Carnegie. Hatırlarsanız "limbik sistem" yazımızda da bahsetmiştik bu konudan. Düşüncelerin filtre edilmesinden ve duygulara dönüşümünden bu sistem sorumluydu. Bunun sonucunda da duygular cereyan ediyordu.      Benim üzerinde durmak istediğim bağımlılık/mutluluk ilişkisi.Bir şeyE neden bağımlı olur canlı? Sonunda mutluluğu yakaladığı için elbette. Ödül merkezi bağımlı olunan şey sonucu vücuda seratonin ve dopamin salgılar. Bu ikisi mutluluk hormonlarıdır. Bağımlılık kaynağınız ne olursa olsun -ki bu alkolde olur, alışveriş de, para da... Bunlar vücuda alındığında ya da elde edilen bir şeye kavuşulduğunda ödül merkezi parti havasına girer ve yüzünüzde gülücükler açar. Konu başlığımız olan "Nükleus Akkumbens" bunu yapar. Gelin bu yapıyı beraber inceleyelim.      Bu yapı beyinde dopamin sağlayan bir bölge yani limbik sistemin ödüllendirme merkezi. Size mutluluk veren bir şey yaptığınızda ya da o şeyi elde ettiğinizde tam anlamıyla dopamin manyağı olursunuz. Nöronlarınız tıpkı bir köpük partisinde çılgınlar gibi dans etmektedir. Bize verdikleri mesaj gayet açıktır.''Her ne ile meşgulsen devam et, zira biz halinizden çok memnunuz.''      Yazının başlarında bağımlılık kelimesinin kullanmam da aslında örnekteki nöronların aç gözlüğünden kaynaklanıyor. Nöronların mutluysa -ki bu durum organizmanın mutluluğunu eşittir- hep mutlu, en mutlu olmak isteyeceklerdir.Eeee bu durumda mutluluk etkeni belli aralıklarla vücut tarafından istenecektir. "Mutluluk haddini aşarsa azap olur." demiş L. Annaeus Seneca. Azap mı olur bilemem ama etkenin bağımlılık olacağına eminim. "Sık sık mutlu olmayın!" demiyorum. Mutluluk vericiYİ bağımlılık haline getirmeyin, başka başka şeylerle de mutlu olmayı alışkanlık edinin. (Aman dikkat! Benden söylemesi)

                  BİR ŞEYİ GERÇEKTEN BİLMEK; ONU ANLAMAKLA OLUR :)

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

LİMBİK SİSTEM

       Duygularım Düşüncelerime  Emanet                       Gerçeği söylemek gerekirse isim bir hayli garip.Beyin ile ilgili çoğu şey bana göre oldukça ilginçken bu sistemi ele almak da heyecan verici.O kadar komplike yapılar içeren labirent beyinde limbik sistemi ele almamdaki sebep içerisinde birçok önemli yapıyı barındırması.Bu yapılardan en önemlileri hipokampüs,amigdala ,hipotalamus.Bu yapıların işlevlerine döneceğim fakat bundan önce sisteme genel bakış atmak gerektiğine inanıyorum.       Limbik sistem ön beyin ve beyin sapı arasında yer alır.Duygu kontrol mekanizmasını bulundurur.Düşünceler limbik sistemde filtre edilir ve duygular ortaya çıkar.’’Pirincin taşını ayıklamak’’ kavramına benzer aslında.Yediğimiz pilavdan taş çıkması ne kadar bizim elimizdeyse;düşüncelerimizin reaksiyonu sonucu ortaya çıkan duygular da limbik sistemin elindedir.Olaylara bakış açımız ne den...

BEYNİN LOBLARI

Herkesin Lobuna Kimse Karışamaz       "Beyin; 100 milyar ışık yılı genişliğinde evreni kaplayabilen,avcunuza alabileceğiniz 1,5 kilogramlık bir kütledir." demiş Narian Diamond. Cümle gerçekten de dehşet verici. "Koca organizmanın yöneticisi nasıl olur da sadece 1,5 kilogram olur?!" diyenleriniz olacaktır ki haklılar da. Daha önceki yazılarımızda bahsettiğimiz konuların kapıları hep beyne açıldı. Bundan sonra da öyle olacak. Çünkü mükemmel sinir ağları ve kusursuz mesaj alma yeteneği ile yalnızca 1,5 kilogram olan bu muazzam organ her senaryonun başrol oyuncusu olacak.      Şu sıralar şehir dışı tatil sezonu olduğu için haydi hepimiz Marmaris’i düşünelim. Muazzam orman manzarası, ağaçlardan yayılan tatlı kokular, paraşütçülerin adrenalin dolu sesleri, tattığınız yemekler ve denizin ılık suyu...örneklerinde 5 duyumuzdan da bahsettim. "...orman manzarası..." dedim mesela. Görme duyumuz bize bunu sağladı. "...denizin ılık suyu..." derken hissetm...

OBSESİF-KOMPULSİF BOZUKLUK

  Takıntı Mı Hastalığı?      Herkesin kendine göre takıntıları vardır. "Yok ya takıntı kim ben kim?!" diyenleriniz olacaktır. Saygı duyuyorum fakat katılmıyorum 😂 Örneğin ben telefonumun şarjı %100 olmadan şarj kablosunu çıkarmam. Saçımı 6 ayda bir kestiririm. Takip ettiğim dergi (OT) elime geçtiğinde hemen okumam, yaklaşık bir gün beklerim. Bunları neden yapıyorum bilmiyorum ama yapmazsam sanki Mikrobiyoloji notum C3'müş gibi günü tamamlarım. Bu arada amacım "Adını Feriha Koydum: Berfin'in Yolu" tarzında bir akım başlatıp hayat hikayemi anlatmak değil. Örnekleme yapmayı seviyorum ve okuyucuyu yazıda tuttuğuna inanıyorum. Sıkılanlar için haydi konuya bir göz atalım.       Hastalığın temelinde kendini ve düşüncelerini kontrol edememe yatar. Kişi kendini aklına koyduğu şeyi yapmakta zorunlu hisseder. Bu durum haliyle günlük işleyişi kısıtlar nitelikdedir. Eğer ki davranış/ ritüel/ alışkanlık yapılmazsa kişiyi korku sarar ve bunalım hali görülür...