Ana içeriğe atla

SOMATOTROPİK HORMON

                                Büyüme Hormonu
 
     "Düşünüyorum da biz büyüyerek çocukluk etmişiz." demiş Turgut Uyar. Bu sözler belki çoğunuzda "Ah bee. Ne güzel söz. Ne vardı sanki büyüyecek." Duygusu uyandırabilir. Bende uyandırdığı kesinlikle "Adenohipofiz (ön hipofiz) bunu duysa çok alınır. Yani sen uğraş dur hormonu salgılayacağım diye, yok efendim az salgıladın, bu oldu çok salgıladın, şu oldu …. Turgut Bey de çıkıp bunu deyince üzülür kendileri." cümlesi oldu 😂. Anlaşıldığı üzere somatropik hormonun salgılama merkezi adenohipofizdir. Peki nedir bu hormon? Ne iş yapar? Az salgılanırsa ne olur? Çok salgılanırsa ne olur? Gelin birlikte inceleyelim.

     Büyüme hormonu hayat boyunca salgılanır. Yaşlanmaya bağlı olarak salgılanması azalsa da asla üretimi bitmez. Hedefi özel bir doku/organ değil; tüm vücut dokularıdır. Çocukluk-ergenlik dönemlerinde mitoz bölünmeyi uyarır ve büyüme olayı en üst seviyededir.
   
     Hormonun çok veya az salgılanması durumlarında birtakım hastalıklar meydana gelir.Bunları alt başlıklar halinde inceleyeceğiz:

AKROMEGALİ:

     Hipofiz ön lobu fazla çalışır ve büyüme hormonu fazla salgılanır. Dokularda ve damarlarda genişlemeler görülür. Bu durum daha çok epifiz plakları kapandıktan sonra büyüme hormonunun fazla salgılanması ile ortaya çıkar. Yani normal büyüme bitmiştir; anormal bir hormon sentezi söz konusudur. Bu tip insanları gözümüzde canlandırmak için hepinizi "Hulk" karakteri düşünmeye davet ediyorum. Kendisi kocamandır ve ürkütücüdür de. Fazla hormon kurbanı canım Hulk!

GİGANTİZM:

     Türkçesi "devlik" tir. Yazının başlarında hormon salgısının ergenlikte çok miktarda üretildiğini söylemiştim. Eğer ki hormon salınımı ergenlik sonlarına doğru azalmazsa bu sıkıntı ortaya çıkmaktadır. Kişide anormal şekilde boyuna büyüme vardır. Çoğunuzun kafasında "Eee, akromegali ile arasında fark yok ki! Ikisinde de hormon fazla salgılanıyor." cümlesini duyar gibiyim. Evet her iki hastalıkta da hormonun aşırı fazla salgılanması söz konusu. Fakat atlanmaması gereken nokta şu: Akromegali olayı epifiz plakları kapandıktan sonra; gigantizm ise plaklar kapanmadan önce hormonun fazla salgılanmasıyla oluşan bir rahatsızlık. Umarım kafanızdaki soru işaretlerini çözebildim. Sorunuz olursa yorumlarda sorabilirsiniz.

DWARFİZM:

     Türkçesi "cücelik"tir. Bu durum adenohipofizin hiç çalışmaması veya kısmen çalışması sonucu oluşur. Ergenlik bitmiş, epifiz plakları kapanmıştır. Fakat kişinin boyu 1 metreyi geçmez. Zeka seviyeleri normaldir fakat eğer ki organlar da "cücelik" kavramı kapsamındaysa zeka geriliği kaçınılmazdır.

     BİR ŞEYİ GERÇEKTEN BİLMEK; ONU ANLAMAKLA OLUR :)

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

LİMBİK SİSTEM

       Duygularım Düşüncelerime  Emanet                       Gerçeği söylemek gerekirse isim bir hayli garip.Beyin ile ilgili çoğu şey bana göre oldukça ilginçken bu sistemi ele almak da heyecan verici.O kadar komplike yapılar içeren labirent beyinde limbik sistemi ele almamdaki sebep içerisinde birçok önemli yapıyı barındırması.Bu yapılardan en önemlileri hipokampüs,amigdala ,hipotalamus.Bu yapıların işlevlerine döneceğim fakat bundan önce sisteme genel bakış atmak gerektiğine inanıyorum.       Limbik sistem ön beyin ve beyin sapı arasında yer alır.Duygu kontrol mekanizmasını bulundurur.Düşünceler limbik sistemde filtre edilir ve duygular ortaya çıkar.’’Pirincin taşını ayıklamak’’ kavramına benzer aslında.Yediğimiz pilavdan taş çıkması ne kadar bizim elimizdeyse;düşüncelerimizin reaksiyonu sonucu ortaya çıkan duygular da limbik sistemin elindedir.Olaylara bakış açımız ne den...

BEYNİN LOBLARI

Herkesin Lobuna Kimse Karışamaz       "Beyin; 100 milyar ışık yılı genişliğinde evreni kaplayabilen,avcunuza alabileceğiniz 1,5 kilogramlık bir kütledir." demiş Narian Diamond. Cümle gerçekten de dehşet verici. "Koca organizmanın yöneticisi nasıl olur da sadece 1,5 kilogram olur?!" diyenleriniz olacaktır ki haklılar da. Daha önceki yazılarımızda bahsettiğimiz konuların kapıları hep beyne açıldı. Bundan sonra da öyle olacak. Çünkü mükemmel sinir ağları ve kusursuz mesaj alma yeteneği ile yalnızca 1,5 kilogram olan bu muazzam organ her senaryonun başrol oyuncusu olacak.      Şu sıralar şehir dışı tatil sezonu olduğu için haydi hepimiz Marmaris’i düşünelim. Muazzam orman manzarası, ağaçlardan yayılan tatlı kokular, paraşütçülerin adrenalin dolu sesleri, tattığınız yemekler ve denizin ılık suyu...örneklerinde 5 duyumuzdan da bahsettim. "...orman manzarası..." dedim mesela. Görme duyumuz bize bunu sağladı. "...denizin ılık suyu..." derken hissetm...

OBSESİF-KOMPULSİF BOZUKLUK

  Takıntı Mı Hastalığı?      Herkesin kendine göre takıntıları vardır. "Yok ya takıntı kim ben kim?!" diyenleriniz olacaktır. Saygı duyuyorum fakat katılmıyorum 😂 Örneğin ben telefonumun şarjı %100 olmadan şarj kablosunu çıkarmam. Saçımı 6 ayda bir kestiririm. Takip ettiğim dergi (OT) elime geçtiğinde hemen okumam, yaklaşık bir gün beklerim. Bunları neden yapıyorum bilmiyorum ama yapmazsam sanki Mikrobiyoloji notum C3'müş gibi günü tamamlarım. Bu arada amacım "Adını Feriha Koydum: Berfin'in Yolu" tarzında bir akım başlatıp hayat hikayemi anlatmak değil. Örnekleme yapmayı seviyorum ve okuyucuyu yazıda tuttuğuna inanıyorum. Sıkılanlar için haydi konuya bir göz atalım.       Hastalığın temelinde kendini ve düşüncelerini kontrol edememe yatar. Kişi kendini aklına koyduğu şeyi yapmakta zorunlu hisseder. Bu durum haliyle günlük işleyişi kısıtlar nitelikdedir. Eğer ki davranış/ ritüel/ alışkanlık yapılmazsa kişiyi korku sarar ve bunalım hali görülür...