Ana içeriğe atla

CLINOMANIA

Yataktan Çıkmak Ya Da Çıkamamak

  



    Aslına bakarsanız tüm mesele tam olarak bu. Yataktan çıkmak ya da çıkmamak. Shakespeare kusura bakmasın özellikle staj sabahlar yaşadığım bu durum benim için olmak ya da olmamaktan daha mühim.
  
    Çok önemli not: Staj sabahları uyanamama nedenim tam olarak günün aymaması, canım melanin pigmentlerimin yeni güne merhaba diyememesinden kaynaklıdır.
  
   Normalde hava yağmurlu iken çoğumuz İnstastory'e malzeme çıkarmak için yatak-kitap-kahve-pencere dörtlüsünü kullanırız. Marjinalliğin(?!) doğasında var olan bir kare gibi düşündürür bize bu. Fakat bu hastalıkta işler tam olarak böyle yürümüyor. Yani kişinin yataktan çıkamaması için bu şartların kurulu olması çok da gerekli değil.
   
  Clinomania yunanca bir kelimedir ve Türkçesi uyku takıntısıdır. Yataktan çıkmama düşüncesi kişinin Nukleus Akkumbens'inde adeta bir coşku ve bayram havası uyandırır. 
Çok önemli not: Nukleus Akumbens de ne olaki derseniz önceki yazılarda bunu öğrenebilirsiniz.
Yani kişi bu durumdan çok ciddi haz ve mutluluk duyar.
  
   Kişide mutluluk uyandıran diğer kavramlar şöyle: Yastık, yorgan, battaniye.. Yani kişinin aklında uyumak olmasa bile bu eşyaların yumuşaklığı onlara güven vermektedir. Yataktan çıktığında kendini çıplak hissetmek bu hastaların genelinde mevcuttur. Hatta uzmanlar yatakta giyinmeyi bile tedavi sürecine eklemişlerdir.
  
   Günün aydığı Clinomania'sız ve kolay uyanabileceğiniz günler dilerim! 😊
BİR ŞEYİ GERÇEKTEN BİLMEK;ONU ANLATMAKLA OLUR :)

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

LİMBİK SİSTEM

       Duygularım Düşüncelerime  Emanet                       Gerçeği söylemek gerekirse isim bir hayli garip.Beyin ile ilgili çoğu şey bana göre oldukça ilginçken bu sistemi ele almak da heyecan verici.O kadar komplike yapılar içeren labirent beyinde limbik sistemi ele almamdaki sebep içerisinde birçok önemli yapıyı barındırması.Bu yapılardan en önemlileri hipokampüs,amigdala ,hipotalamus.Bu yapıların işlevlerine döneceğim fakat bundan önce sisteme genel bakış atmak gerektiğine inanıyorum.       Limbik sistem ön beyin ve beyin sapı arasında yer alır.Duygu kontrol mekanizmasını bulundurur.Düşünceler limbik sistemde filtre edilir ve duygular ortaya çıkar.’’Pirincin taşını ayıklamak’’ kavramına benzer aslında.Yediğimiz pilavdan taş çıkması ne kadar bizim elimizdeyse;düşüncelerimizin reaksiyonu sonucu ortaya çıkan duygular da limbik sistemin elindedir.Olaylara bakış açımız ne den...

BEYNİN LOBLARI

Herkesin Lobuna Kimse Karışamaz       "Beyin; 100 milyar ışık yılı genişliğinde evreni kaplayabilen,avcunuza alabileceğiniz 1,5 kilogramlık bir kütledir." demiş Narian Diamond. Cümle gerçekten de dehşet verici. "Koca organizmanın yöneticisi nasıl olur da sadece 1,5 kilogram olur?!" diyenleriniz olacaktır ki haklılar da. Daha önceki yazılarımızda bahsettiğimiz konuların kapıları hep beyne açıldı. Bundan sonra da öyle olacak. Çünkü mükemmel sinir ağları ve kusursuz mesaj alma yeteneği ile yalnızca 1,5 kilogram olan bu muazzam organ her senaryonun başrol oyuncusu olacak.      Şu sıralar şehir dışı tatil sezonu olduğu için haydi hepimiz Marmaris’i düşünelim. Muazzam orman manzarası, ağaçlardan yayılan tatlı kokular, paraşütçülerin adrenalin dolu sesleri, tattığınız yemekler ve denizin ılık suyu...örneklerinde 5 duyumuzdan da bahsettim. "...orman manzarası..." dedim mesela. Görme duyumuz bize bunu sağladı. "...denizin ılık suyu..." derken hissetm...

OBSESİF-KOMPULSİF BOZUKLUK

  Takıntı Mı Hastalığı?      Herkesin kendine göre takıntıları vardır. "Yok ya takıntı kim ben kim?!" diyenleriniz olacaktır. Saygı duyuyorum fakat katılmıyorum 😂 Örneğin ben telefonumun şarjı %100 olmadan şarj kablosunu çıkarmam. Saçımı 6 ayda bir kestiririm. Takip ettiğim dergi (OT) elime geçtiğinde hemen okumam, yaklaşık bir gün beklerim. Bunları neden yapıyorum bilmiyorum ama yapmazsam sanki Mikrobiyoloji notum C3'müş gibi günü tamamlarım. Bu arada amacım "Adını Feriha Koydum: Berfin'in Yolu" tarzında bir akım başlatıp hayat hikayemi anlatmak değil. Örnekleme yapmayı seviyorum ve okuyucuyu yazıda tuttuğuna inanıyorum. Sıkılanlar için haydi konuya bir göz atalım.       Hastalığın temelinde kendini ve düşüncelerini kontrol edememe yatar. Kişi kendini aklına koyduğu şeyi yapmakta zorunlu hisseder. Bu durum haliyle günlük işleyişi kısıtlar nitelikdedir. Eğer ki davranış/ ritüel/ alışkanlık yapılmazsa kişiyi korku sarar ve bunalım hali görülür...