La Casa De Papel dizisini izledin mi? Cevabın evetse yazdıklarım sana yabancı gelmeyecektir. Cevabın hayır mı? Korkma, anlatırım.
Àlex Pina Tarafından yaratılan bir soygun dizisi. Bir suç dehası,planını gerçekleştirmek üzere polisi ustalıkla yönlendiren 8 hırsız,rehineler alarak kendilerini İspanya Kraliyet Darphanesi'ne kilitler. Profesör,planın yaratıcısıdır. İşlerinde uzman 8 suçluyla ekibini kurar. Ekip 5 aylık eğitim sürecinden geçer ve bu sürede her ihtimali hesaba katarak soygunu kusursuz hale getirirler. Ekipteki bireylerin isimleri takma isimler. Kendilerine şehirlerin isimlerini veren 8 insan:Berlin,Tokyo,Moskova,Denver,Rio,Nairobi,Helsinki,Oslo. Diziye şöyle bir bakınca aslında her karakterin derin bir hikayesi var.
Şöyle düşünmedim değil " Belki de kötü olan karakterlerin kendisi değil geçirdiği bir travma onları böyle yaptı kim bilir?" Özellikle İngiltere Büyükelçisi'nin kızının da rehineler arasında olması Profesör'ün aslında uluslararası bir yankı uyandırmak istediğinin açık bir göstergesiydi.Dizinin çok sevenin var ve buna ben de dahilim. Bunun sebebi soygun seven manyak bir tip olmam mı? Suç aşığı mıyım? Her iki soruya da cevabım hayır. Ben de yakalandım sanırım bu Stockholm Sendromu'na 😅 .
Diziyi ele almamdaki amaç:Konu başlığı olan Stockholm Sendromu'nun çarpıcı bir şekilde gözler önüne serilmiş olması.Niyetim dizi değerlendirmesi yapmak değil.Zira bu değerlendirmeyi yapacak profesyonellikte bir izleyici olamadım hiçbir zaman.Benim için bir şey güzelse,güzeldir.Derinlemesine inceleme yeteneğim hiçbir zaman olmadı.Beni boş verelim.Nedir bu sendrom ? Stockholm şehri ile alakası nedir? Gelin birlikte inceleyelim.
İnsanın kendini zora sokan koşulları kabul edip benimsemesi,ezilmesine rağmen suçlunun yanında olması ve suçlulara yardım edip son nokta olarak onlarla özdeşleşmesi durumudur.Olay ismini 1973'te Stockholm'de yaşanan bir vakadan almaktadır. İsveç'in başkenti Stockholm'de bir banka soygunu gerçekleşir ve 6 gün boyunca rehin tutulan banka görevlisi kadın duygusal olarak suçluya bağlanır.Hastalığın tanımlaması Psikiyatr Bejerot tarafındandır.
Soygun (La Casa De Papel soygunu değil, 1973 soygunu) 6 gün 131 saat boyunca 4 rehin ile devam eder.Soyguncular rehinelere çok iyi davranır ve aralarında yabana atılamayacak kadar iyi ilişkiler oluşur.Polis bankaya operasyon düzenleyecektir ve rehineler bunu öğrenir, soyguncuları uyarır.Olay sonrasında rehineler soyguncular aleyhinde ifade vermez.Soyguncuların avukat masraflarını karşılarlar.Günün manşeti şu olur 'Soyguncular belki para çalamadılar ama insanların kalbini çaldılar.' Bu sendroma yakalanan bir görevli serbest kaldıktan sonra nişanlısından ayrılır;ilgi duyduğu banka soyguncusu hapisten çıkınca onunla evlenir.
"O kadar konuştun Berfin,bari diziden de Stockholm Sendromu'na örnek ver ama spoiler verme." dediğini duyar gibiyim sayın okuyucu.Haklısın,başlıyorum o halde.
Denver ve rehinelerden biri olan ve aynı zamanda oranın çalışanı Monica birbirine aşık olur.İlk başta Monica Denver'i gayet suçlu,korkunç ve itici bulur.Soygunculara yaptığı yardımı önce korkuyla yapan Monica,zaman geçtikçe ekibi haklı bulur. Sonuçta hepsinin bir hikayesi vardır ve belki paraya gerçekten ihtiyaçları olduğu için kalkışmışlardır bu soyguna.Monica sendroma tutulur. Arturito da rehineler arasında hem de Monica'nın sevgilisi. Fakat Monica tam da bahsettiğim şekilde artık suçlularla empati kurmuştur.Olan olmuştur yani.Geçmiş olsun kız Monica!
Biraz müzik güzel olmaz mı? İşte dizi müziği: Life is going on
https://youtu.be/ehZFyxRbyd0
BİR ŞEYİ GERÇEKTEN BİLMEK;ONU ANLATMAKLA OLUR :)
Yorumlar
Yorum Gönder